Kayıtlar

2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

mutsuzluğun kitabı

haberin gelir elden tüm dünyanın korktuğu yapaylaşmış hayatların yapay zihinlerinde egemenlik başlarken yapay devrimiyle seni söylemezken bana hiçbir özelliği şaşırtmaz beni  numaralı yeni zekaların ta ki eski bir resmini yüklettiğinde gizlice işe yarar dedirtir tüm teknik olanaklar ah diğer yarını bir görsem anılar hücum eder aklıma bambaşka akmış hayatlarda en masum hikâyeleri ile geçen yılları teferruat eden o ilk gerçek aşkın son yakarışları gurbet şehrinde gurbet ama benim için oysa sen göçmüş iken ben misafir hissettim hep yeşil ve kahverengi mi devrimin son tanıkları birbirinden kopar gibi köyler kasabalar ve şehirler ne ki artık ülkeler ayırmış plastik tabelalarda işaretli sınırları ile mercator haritalarında oysa sürgün edildiğim o kalbe mesafeyi ölçmeye kaç ışık yılı gerekir bu dünyada daha kaç kez ölüp de dirilmem gerekir mutsuzluğunu kitabını seninle oturup okuyabilmek için

Bilir son kez

Bilirdik son kez Arkanı dönüp bakışının Tenlerin değmesini birbirine Son kez o öpücük Gayrısı bizsiz olacak Belki başkaca kalplerde Arayıp aynı hissiyatı Oysa kaybettiğimiz o anı Biliyorduk ki son kez Hikayeler yersiz Hiçbir veda tesadüf değil Peşi sıra kendinden geçerken Titreyen o vücutlar Bilir ki son kez

yaşanmamış dünler

bir fotoğraf görürsün tıpkı sizin gibi sana hatırlatır yuvasında gömülmüş derindeki rüyaları sanki hiç yaşanmamış gibi dünleri birlikte bir son olmuş bu defa haberli düşlenmeyen atiyi başkaları yaşamış mazinin aynı karesini hatıra diye benimseyip dön'leri birlikte

Uykusuzluğa adım

Biliyorum sen de uyuyamıyorsun Birkaç gecedir Hayır saçmalamayın Dolunay etkisi değil bu Günlük hayat koşturması da Bunlar yorar mı kaçmakta olanı Hayır yeni yerler de değil yeni hayatlar da değil Bizler alışılmış yenilerde sürünüyoruz Önümüzde yeni kapılar Yeni odalar ve masalar Yanımızda yeni insanlar Diğer herkesin uyuduğu bu saatte Biliyorum sen de uyanıksın Bu boşluğu dolduracak Tek bir nefes hissedemeyeceksin Zira k ime sarılsak yok olmuş aşktan gayri Uykunun huzuru olmayacak artık İlk adım değil bu hiç olmadığı gibi Sonu da birlikte olmayacak

Tercihli

Çocukluk travmalarından kurtulamamış Güzel bir köylü kızının o samimi hayallerinde Ve inandırıcılığından minicik bir şüphe dahi  duyulmayacak  Bütün bir dünyasını sığdırdığı bakışlarında - Ki bu dünyadaki en saf rüyalardır - Yeşilliğin örtüsünde sırlanmış Ulaşırken amaçlarına ve yaşarken düşlerini Tercihli olarak tebrik etmek düşer bana Sekiz on yaşındaki çocuklarına Bıkmadan sıkılmadan  ... muntazaman Fotoğraf albümlerini kurcalayan Fedakar bir annenin merhamet dolu sevgisi  gibi

Yani

Yani masal gibiydi geçen yıllar İçi kayıp seninle anlatılar İki bilinmeyen cebir denklemi Uzak olur ortak sanılan yollar O yollar ki kesişmez cisimlerde Soluklanır mazi görmez tenlerde Dinlemek gerek açık görüleni Yani farklı günler aynı yerlerde

Mart

Bende en güzel aydır İlk anlarında başlar heyecanı Hayatın her senesinde Böyle olmuştur Mart dendiğinde Doğumun habercisi Cemrelerin düşüşleri Doğanın uyanışı Gözlerimi açışım Mart ömrüdür insanın Her yeni rüzgarda İstanları bayram eden Aylardır gizlenmiş kuş seslerini Kulaklara reklam eden Otuz kere şahit oldu şair Her devresinde aşkla Neşeyle kovaladı beşer altışa Bu mübarek ayın gelişini Sahiplendi kucaklayarak Dertlerinden azade olmuş Kedilerin figanı gibi Kutlu dönüşü ayın ve dünyanın Bir şeylerin etrafında her defa Ancak bu kadar güzel olabilirdi Kazmalarınızı küreklerinizi elinize alın Şimdi kapıya çıkma vaktidir Bakın şu dünyanın güzelliğine Görün geldi işte martın vaktidir

Tıkanmış kulaklıklar

Sesler içinde uyuyakaldım Hoş böylesi daha iyi Hem yeninin hem eskinin Birbirine karışmış curcunası içinde Tüm tatlı sorunların özeti gibi Güler yüzle ciddiyetin kavgasında Taraf tutmadım bugün işte Ve bir garaj odasında Sessizliği dinledim En sevdiğim hobimi eşlikçi kılıp Yine gerçeklerden kaçtım