İnsan oğlunun varoluş çabası iki dalga arasında sahilde iz bırakmaya benzer ancak unutmamak gerekir ki sahilde yürüyen insan zamanın nasıl geçtiğini ve ne kadar mesafe kat ettiğini fark etmez hiçbir şey yapamadığını düşünse bile en azından çakıl zıplatır denizde dalgın yürürken bakmazsan dikkatli daha büyük dalgalar uzaktan belli eder gelişini ama sen sürekli kıyıya çarpanla oyalanırsan ıslanırsın göremeyip geleni sırılsıklam oldun diye suçlama denizi denizin soluğudur kıyıya vuran dalgalar kumun altındakiler de ihtiyaç duyar soluğa iki dalga arası açarak gözenekleri ey insanoğlu soluğun taze diye gururlanma kum tepesindeki korunaklı oluşun dalgalar geçip gidene kadardır ya da ansızın ayağın kayana kadar kancalanmış bir yunusun karaya vurması gibi şahitler üzülür yollarına devam edene kadar denizde isen ilham olur senden önce yürüyen kuşların, eklem bacaklıların ve evcil hayvanların sahile bıraktığı izleri insanların izleri ise asla yapmam dediğin milyarlarca kez denenmiş te...
Ben razıydım seninle Alışkın olduğum hayatı yaşamaya Ve paylaşmaya sana çocuksu gelen hayallerimi Şimdi keşfettikçe kendimi Antik atalarımın yaptığı gibi Halen düşlerimin bir yerinde senli günler Ve değişmiş senaryolar Bilmem kaç yüz seferinci tekrar bu Dönünce bulacağın bir ben yok artık Seninle olan savaşım bitti çoktan Yeni yeni sokaklar aşındırdım Sensiz mühürleyip Belki tekrar görmeyeceğim meskenlerde Gözlerimle gördüm En zorda açan çiçekleri
Kiraz çiçekleri Bini aşmışken Aramızdaki kilometreler Gerçekmiş o masallardaki kaleler Ve önünde akmakta nehirler Korumak için kendini İnsanoğlu anlatır Hikayesini duyan Var mı düşünmeden Şimdi oradaki Yalnızlık bahçelerinde Kiraz çiçekleri diyorum Ne de güzel açmıştır Bu vakitlerde
Yorumlar
Yorum Gönder