Kayıtlar

ümitlenmek üzerine

aynı konu hakkında kaçıncı yazım saymadım. takipçilerimden neredeyse sıfırlandığını düşünüyorum şu aralar. o yüzden herhangi birinin okurken sıkılması ihtimalini göz önünde tutmayacağım. ve bu yazımda yalnızca yazmak için, birkaç kelime dökmek için yazacağım. öncelikle değinmek istediğim birkaç husus var. sosyal medya aforizmaları denen bir gerçek var. bu hususu da kendi sosyal medya hesabım da belki birden fazla kez eleştirdim. ancak dediğim gibi bu olguyu reddetmiyorum. belki de ben de daha evvel ki yazılarımda tepeye tırnak içinde kendi aforizmalarımı paylaşıyordum. kapılmıştım bu popülariteye. her neyse. şu aralar yok işte. süslemiyorum. aslına bakarsanız uğraşıp didinmiyorum da bloğumu. dümdüz yazıyorum. çoğu yerde kuralları da ihlal ediyorum. geri dönüş alsam değiştiririm belki, kim bilir? ama yok ki... o halde, böyle devam; kafama göre. asıl konuya geçelim. ümitlenmek. sıradan bir eylem. hemen herkes için. en ufak bir davranıştan göze belli edilen davranışa kadar ceva...

sevilen için sevilen şeyler

hani derler ya, birini seviyorsun, sonra onunla ilgili her şeyi de sevmeye başlıyorsun. sevdiğin için sevdiğin şeyler oluyor yani hayatında, ertelediğin şeyleri de yapmak istiyorsun belki, tutunmak istiyorsun bir yerden hayata, çiçekler daha bir renkli oluveriyor, zorluklar kolaylaşmaya başlıyor, ve sonra gidip teşekkür ediyorsun, her şey diyorsun senin sayende, öyle biri olmalı hayatınızda, belki de var olan, anca,  henüz,  sizin onu bulamadığınız, biri.

fayda

konuşarak anlaşıyoruz en azından anlamaya çabalıyoruz ve tabii yine konuşarak fakat bazı zamanlar oluyor bekliyoruz ki "anlasın" belki bir bakış belki bir hareket çoğu zaman aslında kat'i bir hareketsizlik ile anlamsızca uzuyor muhabbetsizlikler duruyor saat yahut duruluyor beden uzaklaşıyor tenler nefesler soğuyor sesler kısılıyor işitilmiyor kalbin o heyecanlı tesiri ... ne dönmek olur kabahat ne kaybolmakta var bir yalan ne gitmeler affedilmeyecek günahat ne de sevi unutulacak bir an

zamanın içinde zaman

acele içindeki hareketler yalnızca zamanı kandırmaktır oysa her gidenle unutulur hikayeler sanki geçerken umut olur saniyeler belki sözleri yazmak hatırlamaktır geçmiş meğer bu diyardan hevesler hayal olmuş ise neşeli haller konuşmak olur yerine sükunetler gülmekte yok mudur ey sevgililer bitmiş olsa da her yolun bir başı vardır ufka varan güneşin evvelinde gecesi vardır her ümitte şüphesiz bir de son vardır kiminde birden fazla ister gönüller kaderin de elbet bir planı vardır bilmezler zamanın içinde bir zaman vardır

Rol yapma

Bu yazı kısa ve net olacak. Lafı gevelemeden: Görmezden gelmek neyse de sevmezden gelmek, o kadar da kolay değil.

Beklentiler üzerine

hayat bu ister istemez gidiyoruz düşlerimizin peşinden gerçekleşsin diliyoruz kaptırıyoruz bir yerde kaybediyoruz belki de kendimizi sınırları aşıyoruz çizgileri geçiyoruz gittikçe büyüyor beklentilerimiz kara bir delik misali nefsimizin yarattığı bu iştahı kabarık arzu büsbütün kuşatıyor çehremizi, fikrimizi, zihnimizi hata yapmaktan kaçınıyoruz kusursuza ulaşmak için doğru anı kovalıyoruz tastamam planlar eksik olmayan hesaplar üzerinden defalarca geçilmiş detaylar bunların hepsi ufak bir hatayla hiç istemeden üstelik yok oluyor işte o zaman geriye avuçta kalan belki bir parça bengiye ulaşma isteği ama en çok da hepimizin malumu

Mutluluk üzerine

amaç yönüyle mutluluk isimli bir incelemem vardı. özetle bu yazımda ancak büyük beklentilerin gerçek olması durumunda gerçekten mutluluğa erişebileceğimizi, diğer hallerdeki mutlulukların sahte ve geçici olduğunu savunmuştum. aradan geçen zaman bana bunda pek de haklı olmadığımı gösterdi. elbette ki bunda, somut olaylar üzerinden yaptığım değerlendirmeler üzerinden genellemeye varmamın da etkisi var. o anki düşüncem bu yönde idi. fakat artık bunun pek doğru olmadığına inanmıyorum. neden? büyük beklentiler, gelmeyen günler... ne zaman mutlu olacak o halde bu insan? hiç gerçekleşmedi diyelim esas mutluluklar, o halde boşa mı yaşadı bu insan? düşünüyorduk ya, gerçek olunca isteklerimiz sahip olacağımız mutluluğu başka hiçbir şekilde bulamayız diye, evet, doğru! çok doğru... peki, ya vücut bulmazsa bu istekler oluşacak enkaz hakkında bir fikrimiz var mı? ... atalar bilir, her zaman da bildiler, bizden çok önce bildiler. keşfettikçe gerçekleri yalnızca haklı olduklarını fark ed...